önsöz

" ... siirle düşünmek! yalnızca buna inanırım. Şiirle düşünmenin karşıtı felsefe yapmaktır. Felsefe ise şiirin temeli olan imgeyi dışlar. Gene felsefe duygusallığa da karşıdır. Şu da var: uzun şiirlerimde hiçbir sorunsalı yanıtlamaya kalkışmam. Sorular sormaya, bu soruları çoğaltmaya (ama yanıtsız bırakmaya) çalışırım hep. nedeni, yazdıkça bilmediklerime, tanımadıklarıma, daha önce duyup düşünmediklerime rastlarım da ondan" EDİP CANSEVER

13 Ekim 2006

Yeni Hayat...

Dün kalbim yerinden oynadı, dün Orhan Pamuk Nobel-edebiyat ödülünü aldı. Dün Türkiye, dün türkçe ödül aldı. Bir takım politik yaklaşımlarla bu heyecanlı başarıyı gölgeleyenler ya hiç Orhan Pamuk okumadılar, yahut okuyup anlamadılar...
Bana Orhan Pamuk'u sevdiren kitap 'Yeni Hayat'dır ve bu kitap tıpkı roman kahramanı gibi benim için de yeni bir hayatın keşfine isabet eder... Romanın ilk satırları şöyle başlar...BİR GÜN BİR KİTAP OKUDUM VE BÜTÜN HAYATIM DEĞİŞTİ... Daha ilk satırlarda lirik dilin olağanüstülüğüne ve coşkusuna kapılıp öyle sürüklendim ki, bu kitap roman kahramanıyla beraber yaptığımız bir yolculuğa dönüştü. Benim gibi bir çoklarının hayatına farkındalık katmış diğer yapıtlarını da büyük bir heyecanla okudum... Gurur duyulacak bir ödül, haklı bir ödül, türk dilinin zenginliğine verilmiş bir ödül. Ama zaten Orhan Pamuk o ödülü benim için çoktaaaan almıştı... En sevdiğim kitabının beni vuran ve elimden bırakamamama neden olan (ve diğer kitaplarını okumama sebep) önsözüyle tekrar anıyorum...

'Resimli romanlardan, dizi filmlerden ve hızla geçen otobüslerin, trenlerin hızından çıkma benim hikayemde melek sözüyle her karşılaştığında, çok görmüş bir akılcılıkla gülümseyen, kendinden emin, şüpheci okur! Belki de benim tutkuma, öfkeme ve hikayeme kendini bütünüyle vermediğin için, şimdi bana hızla yaklaşmakta olan o an, bir gün sanki sana hiç yaklaşmayacakmış gibi, güvenle kitabı elinde tutuyorsun, ama benim gördüklerimi senin de bir gün görebileceğini aklından hiç çıkarma ve sakın kendini ölümsüz sanma. Kitaplar, mükemmel kitaplar, ölümsüzlerin işidir. Ben ve kahramanım ise fazla kusurlu, fazla eksikli olduğumuzu bildiğimiz için zaten ölümlüyüz... YENİ HAYAT/1994

Usta karikatürist, biricik DONQUICHOTTE, International sanatçı, Grafiğin prensi... Değerli arkadaş ERDOĞAN KARAYEL'in yorumuyla ORHAN PAMUK...

1 yorum:

gaykedi dedi ki...

Orhan Pamuk ve Bir milyon Ermeni !

Ermeni meselesi kadar kafamı karıştıran, kırk kafadan kırk ses çıkan nadir konu vardır herhalde...Devletin Miliyetçi korosu ve resmi görüşü beni hiç ilgilendirmiyor, çünlü bu dangalaklar bu ülkede kürt olmadığını da iddia etmişlerdi düne kadar...ve gördük çok acı bir şekilde çıktı ortaya milyonlarca kürt olduğu..halen sünni imparatorluk diyanet sistemiyle alevi yurttaşlarımızı aptal yerine koymuyor muyuz laik devlet olduğumuzu iddia ede ede..

Ermeni meselesinde aklımda bir atasözü geliyor, ateş olmayan yerden duman çıkar mı...bu duman nerden geliyor....Soykırımın tanımı Yahudi soykırımından sonra yapıldı, ermeniler bu tarihe kadar sadece büyük kıyım diyorlardı başlarına gelenlere...ve sağduyusuna güvendiğim Murat Belge olayın bugün yapılırsa soykırım sayılacağını söylüyor, peki o zaman neydi ?

http://www.gaykedi.blogspot.com/

13 Ekim 2006

Yeni Hayat...

Dün kalbim yerinden oynadı, dün Orhan Pamuk Nobel-edebiyat ödülünü aldı. Dün Türkiye, dün türkçe ödül aldı. Bir takım politik yaklaşımlarla bu heyecanlı başarıyı gölgeleyenler ya hiç Orhan Pamuk okumadılar, yahut okuyup anlamadılar...
Bana Orhan Pamuk'u sevdiren kitap 'Yeni Hayat'dır ve bu kitap tıpkı roman kahramanı gibi benim için de yeni bir hayatın keşfine isabet eder... Romanın ilk satırları şöyle başlar...BİR GÜN BİR KİTAP OKUDUM VE BÜTÜN HAYATIM DEĞİŞTİ... Daha ilk satırlarda lirik dilin olağanüstülüğüne ve coşkusuna kapılıp öyle sürüklendim ki, bu kitap roman kahramanıyla beraber yaptığımız bir yolculuğa dönüştü. Benim gibi bir çoklarının hayatına farkındalık katmış diğer yapıtlarını da büyük bir heyecanla okudum... Gurur duyulacak bir ödül, haklı bir ödül, türk dilinin zenginliğine verilmiş bir ödül. Ama zaten Orhan Pamuk o ödülü benim için çoktaaaan almıştı... En sevdiğim kitabının beni vuran ve elimden bırakamamama neden olan (ve diğer kitaplarını okumama sebep) önsözüyle tekrar anıyorum...

'Resimli romanlardan, dizi filmlerden ve hızla geçen otobüslerin, trenlerin hızından çıkma benim hikayemde melek sözüyle her karşılaştığında, çok görmüş bir akılcılıkla gülümseyen, kendinden emin, şüpheci okur! Belki de benim tutkuma, öfkeme ve hikayeme kendini bütünüyle vermediğin için, şimdi bana hızla yaklaşmakta olan o an, bir gün sanki sana hiç yaklaşmayacakmış gibi, güvenle kitabı elinde tutuyorsun, ama benim gördüklerimi senin de bir gün görebileceğini aklından hiç çıkarma ve sakın kendini ölümsüz sanma. Kitaplar, mükemmel kitaplar, ölümsüzlerin işidir. Ben ve kahramanım ise fazla kusurlu, fazla eksikli olduğumuzu bildiğimiz için zaten ölümlüyüz... YENİ HAYAT/1994

Usta karikatürist, biricik DONQUICHOTTE, International sanatçı, Grafiğin prensi... Değerli arkadaş ERDOĞAN KARAYEL'in yorumuyla ORHAN PAMUK...

1 yorum:

gaykedi dedi ki...

Orhan Pamuk ve Bir milyon Ermeni !

Ermeni meselesi kadar kafamı karıştıran, kırk kafadan kırk ses çıkan nadir konu vardır herhalde...Devletin Miliyetçi korosu ve resmi görüşü beni hiç ilgilendirmiyor, çünlü bu dangalaklar bu ülkede kürt olmadığını da iddia etmişlerdi düne kadar...ve gördük çok acı bir şekilde çıktı ortaya milyonlarca kürt olduğu..halen sünni imparatorluk diyanet sistemiyle alevi yurttaşlarımızı aptal yerine koymuyor muyuz laik devlet olduğumuzu iddia ede ede..

Ermeni meselesinde aklımda bir atasözü geliyor, ateş olmayan yerden duman çıkar mı...bu duman nerden geliyor....Soykırımın tanımı Yahudi soykırımından sonra yapıldı, ermeniler bu tarihe kadar sadece büyük kıyım diyorlardı başlarına gelenlere...ve sağduyusuna güvendiğim Murat Belge olayın bugün yapılırsa soykırım sayılacağını söylüyor, peki o zaman neydi ?

http://www.gaykedi.blogspot.com/