önsöz

" ... siirle düşünmek! yalnızca buna inanırım. Şiirle düşünmenin karşıtı felsefe yapmaktır. Felsefe ise şiirin temeli olan imgeyi dışlar. Gene felsefe duygusallığa da karşıdır. Şu da var: uzun şiirlerimde hiçbir sorunsalı yanıtlamaya kalkışmam. Sorular sormaya, bu soruları çoğaltmaya (ama yanıtsız bırakmaya) çalışırım hep. nedeni, yazdıkça bilmediklerime, tanımadıklarıma, daha önce duyup düşünmediklerime rastlarım da ondan" EDİP CANSEVER

21 Şubat 2008

Sensizliğin Sibiryası...



Hava soğuk... kar altında bir kış akşamı. Aklım buz tutmuş, kalbim bir Sibirya kaplanı... Dirençli bir ağrı yayıldı boynuma, yürüdüm durdum sokaklarda... Kim koydu içime bu hayvanı? Asyanın kuzeyinden uzanan bu mavi bu uzak sıra dağları? Bu derin gölleri ovaları?.. Kim yonttu bir aşkın son kalıntılarını?.. Göğsümde limitsiz bir yüzölçümü, kışlar çok uzun, yazların günü sayılı... Hava buz... aklım buz... kalbim buz... Dışımda bir güzel İstanbul, içimde sensizliğin Sibiryası...

Hiç yorum yok:

21 Şubat 2008

Sensizliğin Sibiryası...



Hava soğuk... kar altında bir kış akşamı. Aklım buz tutmuş, kalbim bir Sibirya kaplanı... Dirençli bir ağrı yayıldı boynuma, yürüdüm durdum sokaklarda... Kim koydu içime bu hayvanı? Asyanın kuzeyinden uzanan bu mavi bu uzak sıra dağları? Bu derin gölleri ovaları?.. Kim yonttu bir aşkın son kalıntılarını?.. Göğsümde limitsiz bir yüzölçümü, kışlar çok uzun, yazların günü sayılı... Hava buz... aklım buz... kalbim buz... Dışımda bir güzel İstanbul, içimde sensizliğin Sibiryası...

Hiç yorum yok: